Kurumsal Perspektif

Ülkemizde gayrimenkul ve inşaat sektörü sermaye birikiminin, yatırımın, ve kalkınmanın yegane yolu olarak beliriyor. Bu sektörde hızla büyüyen bir şirket olarak markalaşma ve imaj üzerinden bir pazarlama tekniğinden ziyade kamusal faydayı gözeten, toplumsal sorumluluk alan ve işlevsel olduğu kadar modern kent hayatıyla iç içe, çevreyle ve kentin mimari ve kültürel dokusuyla uyumlu herkes için erişilebilir yaşam alanları üretiyoruz. Konuta dair yerleşik kalıpları kırarak, yenilikçi olduğu kadar yalın, kaliteli ve konforlu sosyal mekanlar üretmeyi topluma karşı bir sorumluluk olarak görüyoruz.

Merkezi lokasyonlarda erişilebilir fiyatlarla yaşam alanları

Türkiye’de nüfusun yarısını teşkil eden çalışan genç nüfusun ev sahibi olması nerdeyse imkansız. Henüz kariyerlerinin başında olan eğitimli gençler altından kalkamayacağı yükler altına girmeden, bir taraftan geleceği beklemeksizin bugüne yatırım yapmayı arzu ediyor; diğer taraftan da pratik, güzel ve kaliteli yaşamak istiyor. Çalışan genç nüfus kentin çeperine itilmiş kopuk bir hayattan ziyade, hem iş yerine yakın olmayı hem de kentin sosyal ve kültürel hayatıyla temasta kalmayı arzu ediyor. Onların bu beklentisini biz İVA olarak erişilebilir fiyatlarla gerçekleştiriyoruz.

“Ev sahibi olmayı uzak bir düş olmaktan çıkararak ulaşılabilir hale getiriyoruz.”

İVA’yı diğer gayrimenkul şirketlerinden ayrıştıran en önemli özelliği; kentin merkezi ve değerlenen lokasyonlarda yeni bir hayata atılmak isteyen herkese, özellikle gençlere, doğru ve kaliteli tasarlanmış yaşam alanlarını erişilebilir fiyatlarla sunmak. Kendine ait ilk yaşam alanına kavuşmak isteyen ve ailesinden koparak yeni hayatlar peşinde koşan çalışan genç nüfusun gelecek hayallerini gerçeğe çevirirken, yüksek getiri arayan yatırımcılar için en ideal kazanç denklemini kuruyoruz. Modern tasarım ve kaliteli üretim ilkesini doğru fiyatla buluşturuyoruz.

Kent hayatıyla iç içe mekan tasarımı

Biz, İVA olarak yaşam tarzlarına, gelir gruplarına ve kimliklere bölünmüş kapalı siteler ve izole köyler değil, kent merkezinde kozmopolit ve spontane kent hayatı ile iletişim içinde, mahalleden sert ve kalın sınırlarla ayrışan değil, onlarla iç içe ve geçirgen yaşam alanları öneriyoruz. Hayattan kopmayan, aksine bu hayatın vazgeçilmez harmonik parçaları olabilecek projeler üretiyoruz. Zira, bir kenti kent yapan temel özellik yaşam tarzları arasındaki birlikteliği ve diyaloğu mümkün kılan geçişken müşterek mekanların varlığı olduğuna inanıyoruz. Biz bu müşterek alanları en iyi şekilde tasarlayan; bunu yaparken müşterisine en iyi ürünü uygun fiyatla sunabilen, yatırımcısına da kazandırabilen nadir markalardan biri olmayı hedefliyoruz. İnşa ettiğimiz yeni yaşam alanlarının geçici, kimliksiz ve kişiliksiz mesken alanlarına dönüşmesini arzu etmiyoruz. İnsanların, inşa ettiğimiz yeni mekanlarla organik ve duygusal bir aidiyet bağı kurabilmesinin yaşamsal altyapısını kuruyoruz.